top of page

Türkiye'de Sol Ne Kadar Sol Ne Kadar Sağdır?

  • avatalayyerebakan
  • 18 saat önce
  • 2 dakikada okunur

 

               Türkiye’de siyasetin en çok tartışılan ama belki de en az anlaşılan kavramlarından biri "Sol"dur. Türkiye'de sol ne kadar soldur ve ne kadar sağdır?. Bu sorunun peşine düştüğümüzde, karşımıza sadece bir siyasi eleştiri değil, aynı zamanda derin bir tarihsel ve sosyolojik tablo çıkıyor.

1. Kutsallık ve Siyasetin Dili

İlginç bir paradoks olarak, Türkiye'deki sol söylem genellikle dinsel bir terminolojiden beslenir. "Devrim şehitleri" gibi kavramlar, aslında tamamen dinsel bir temeli olan "şehitlik" kavramının seküler bir alana taşınmış halidir. Oysa rasyonel bir temele dayanması gereken devrimci eylemin, kutsallardan arınmış olması gerekir.

2. Kemalizm ve "En Büyük Sol" Yanılgısı

Türkiye’de solun en büyük kitlesi, aslında Kemalizm’dir. Ancak Kemalizm’in tek partili rejimden gelen yapısı, farklılıkları dışlayan bir bütünlük arayışı(Herkes Türk ve Sünni, Biz bize benzeriz.) ve devlet eliyle toplumsal dönüşüm dayatması, onu klasik Batılı sol tanımından oldukça farklı bir noktaya taşır. Solun halkçı (popülist) bir kitle partisine dönüşmesi, aslında tipik bir sağ duruştur.

3. Tarihsel Eksiklik

Batı’da sol ideolojiler, feodalizmin tasfiyesi ve kapitalizmin gelişmesiyle birlikte burjuvazi ve işçi sınıfı arasındaki mücadeleden doğmuştur. Ancak Osmanlı-Türk tarihinde miras yoluyla devredilen bir soyluluk sınıfı ya da bağımsız bir burjuvazi hiçbir zaman oluşmamıştır. Türkiye’de işçi sınıfı bilinci de bu tarihsel süreçlerden geçmediği için, sol ideolojiler genellikle işçilerin kendisi tarafından değil, halktan kopuk ve "okumuş" (entelektüel) tabaka tarafından inşa edilmiştir.

4. Günümüz Soluna Dair Altı Eleştiri

Türkiye’deki solun bugünkü durumunu madde madde anlstacak olursak;

1-)Milliyetçilik: Solun kitlesi enternasyonalist değil, milliyetçidir.

2-)Cumhuriyetçilik: Sol, Cumhuriyeti bir mücadele alanı değil, her siyasi görüş gibi bir ortak payda olarak görür.

 3-)Laiklik : Laiklik, din ve devlet işlerinin ayrılması olarak değil, dinin devlet içine hapsedilmesi olarak algılanmaktadır(Diyanet İşleri Başkanlığı).

4-)Devletçilik: Türkiye’deki solun önemli bir kısmı devletçi ve askerci bir duruş sergiler.

5-)Devrimcilik: Devrimcilik, çoğu zaman askeri darbelerle işbirliği yapmaya kadar varan bir kafa karışıklığı içindedir.

6-)Halkçılık: Solcularımız Sol’un aslında “sınıf savaşı” doktrini olduğunu asla kavrayamamıştır. "Sınıfsız, imtiyazsız, kaynaşmış bir kitleyiz" söylemi, sınıf savaşını reddeden sağ bir popülizmdir.

Özetle; Türkiye’de solun kendi kimliğini inşa ederken hangi ilkeleri temel aldığına bakıldığında, karşımıza Batı’dakinden oldukça farklı, yerel söylemle harmanlanmış ve çoğu zaman kendi içinde çelişen bir yapı çıkıyor. Belki de Türkiye’de ki "solun" gerçekten "sol" olabilmesi için önce bu tarihsel bagajıyla dürüstçe yüzleşmesi gerekiyor.

 

Bu yazı Mehmet Ali Kılıçbay'ın "Türkiye'de Solun Kendini Hangi İlkeler Doğrultusunda İnşa Ettiğine Dair" başlıklı makalesinden derlenmiştir.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page